1. HABERLER

  2. Futbolu Özlememişiz
Futbolu Özlememişiz

Futbolu Özlememişiz

Sporseverler için uzun bir aradan sonra güzel bir maç izleme umudu doğmuştu. Belki bu sezona yeni bir akılla, yeni bir duyguyla, yeni bir rekabet anlayışı...

A+A-

Sporseverler için uzun bir aradan sonra güzel bir maç izleme umudu doğmuştu. Belki bu sezona yeni bir akılla, yeni bir duyguyla, yeni bir rekabet anlayışı ve spor ahlakıyla başlarız diye ütopik bir beklenti içerisine girdik. Ancak süper kupa finalinin bitmesi için sabırla bekledik. Maç uzadıkça uzadı, uzadıkça çirkinleşti. Futbolcuların tavırları, olağan bir GS-FB mücadelesine göre normal ve hatta yumuşak bile sayılabilirdi. Ya tribünler?

Futbolu yine tribünler kirletti. Balık da kuyruktan kokmuyor ama. Tribünlere bu fırsatı veren malesef halen aklı selim sahibi olamayan kulüp ve federasyon yönetimleri. Oysa bunun çözümü basit; tribünü futboldan soğutacak ya da uslu durmasını sağlayacak bir ceza. Örneğin olaylara karışmış kişilerin stadlara girmesini kesin şekilde önlemek veya tribünleri topyekün boşaltmak. Bu imkansız değil hatta zor bile değil.  Bu holiganları maç saatlerinde karakola imza atmaya çağırır ve maç sonuna kadar orada tutarsınız konu kapanır. Buna imkan veren bir yasal düzenleme yok mu? Yapılsın, kimin itirazı olur? Neden sakin sakin, eşiyle dostuyla çocuğuyla maçları seyredebileceği günleri bekleyen yüzbinlerce insan yerine bir avuç çapulcu tercih ediliyor. Hiçbir cezanın engelleyemediği bu insanları zaptedemiyorsak ligleri bir yıl erteleyelim veya bir sezon süresince tamamen seyircisiz oynatalım. Ne kaybederiz? Klüplerimiz zarar mı eder? Hayır, sahada rezillik çıkartmayı keyif haline getiren bu şuursuz insanlar evlerine hapsolacak televizyona kitleneceklerdir, dolayısıyla yayın gelirleri artacak, reklam bedelleri yükseltilerek bu açık kapatılacaktır. Önümüzdeki sezon içerisinde yaşanacak taşkınlıklarda kaybedilecek tek bir can dahi bu mahrumiyetten değerli ve önemlidir. 

Spor çocuklarımız için ahlaki ve fiziki sağlamlık kazandırması gereken bir olgu olmaktan çıkıp zararlı, yıpratıcı, sarsıcı, bölücü bir hale geliyorsa bunda en büyük sorumluluk eğitimcilerimizde ve yöneticilerimizdedir. Her geçen gün iyiye gitmesi gereken durum aksine gün be gün kötüye gidiyorsa herkesin aklını başına alıp, önce kendi evinden, sokağından, mahallesinden başlayarak bu konuda eksik gördüğü kişilere gereken eğitimi vermesi gerekir. Ailelere, çocuklarını büyük kitlelere hitap eden sporlara değil başarılı olma ve huzurlu bir ortamda spor yapma ihtimallerinin daha yüksek olduğu amatör sporlara yönlendirmelerini tavsiye edebiliriz. Tenis, atıcılık, atletizm, bisiklet, yüzme, uzak doğu savunma sporları, vb. bir çok amatör sporda gençlerimiz Avrupa ve Dünya Şampiyonlarında başarılı olabilmektedir. Oysa futbolda A takımlarımızın dahi uluslararası başarıları çok sınırlıdır. Bu bağlamda amatör sporların gelişmesi, çocukların da sağlıklı bir ortamda yetişmeleri açısından tercih, zengin ve ünlü değil şahsiyetli ve ahlaklı sporcuların yetişmesi adına yapılmalıdır. 

Toplumun şekillenmesinde ilk adımı yine toplumun temel taşı olan ailelerimizden bekliyoruz. Her alanda, her konuda olduğu gibi spor eğitimi de ailenin tercihi ve yönlendirmesi ile küçük yaşlarda başlar. Çocuğunuzun tribünde bir holigan olmasını istemiyorsanız onu işinin ehli bir klüp ve antrenöre teslim edin. Sporu katleden değil, icra eden olmasını sağlayın. Sağlığınız ve huzurunuz için...

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.